Zamanın karanlığına teslim olmadan, hakikatin ışığını kuşanmanın vaktidir.
İnsanlık, köklerinden koparılarak sığ bir varoluşa sürükleniyor. Bilgi yerini cehalete, hikmet yerini gösterişe, dava ruhu yerini umursamazlığa ve sorumsuzluğa bırakıyor. Kendi değerlerine sırt çeviren, köksüzlüğü modernlik sanan bir güruh, yitip giderken ardında bir medeniyetin enkazını da bırakıyor. Fakat hatırlanmalıdır ki, hakikati omuzlayanlar her çağda yeniden doğmuştur. Ve şimdi, ruhların uyanışına vesile olacak yeni bir diriliş çağrısının eşiğindeyiz.
Gaflet uykusundan silkelenip, bilgiyi ve irfanı kuşanmanın zorunluluk olduğu bir zamandayız. Çocuklarımızı, gençlerimizi sığ söylemlerin, anlamsız tüketim alışkanlıklarının, zihni kör eden kitle kültürünün ve bağımlılıkların elinden çekip almalıyız. Onları, köklerinden beslenen, sorgulamayı ve düşünmeyi bilen, irfanla ve hikmetle yoğrulmuş bireyler olarak yetiştirmek zorundayız. Çünkü bir nesil kaybolursa, onunla birlikte bir medeniyet de silinir. Şimdi, geçmişin mirasını geleceğe taşıyacak şuurlu ruhları yeniden inşa etme zamanıdır.
Bize düşen, hakikatin izini sürmek, ilimle donanmak ve yaşamak, adaletin sancaktarlığını yapmak ve suskunluğa mahkûm edilen hakikati haykırmaktır. Oyalanmaya, uyuşmaya, sorumsuzluğa, vurdumduymazlığa, teslim olmaya vaktimiz yok. Biz bu çağın şahitleriyiz; ilimle, irfanla, cesaretle yeniden inşa edenleriz. Öyleyse, gafleti yırtıp cehaleti terk edelim ve ruhlarımızı yine yeniden diriltelim.
Çünkü biz yalnızca yaşayanlar değiliz; yaşatanlar, inşa edenler, hakikatin elçileriyiz!
Yolumuz her daim sevgiyle buluşsun, canlar...
Perihan Taşdemir
YORUMLAR