Dindarların suçlarından, günahlarından dolayı dindar görünmekten/olmaktan çekinmek, ayet hadisi gündemine almaktan çekinmek, davanın yok olduğunu sanmak, farklı yönden imtihan olmanın başka bir çeşididir.
*
Dindarların suçlarından, günahlarından dolayı başka suç ve günahları basite indirgemek de hata yapmanın başka bir çeşididir.
*
Dindarların suçlarından ve günahlarından dolayı kemalizme tavır almamak, onların cürümlerini dillendirmemek yahut odağı buradan kaçırmak da hatanın başka bir halidir.
*
Kemalizm veya batıcılık gerçek yüzünü göstereli çok oldu. Bunların tekrardan boyunduruğuna düşmemek ana hedeflerden biridir. Ama diğer ana hedeflerden biri de dindar görünümlülerin zulümlerine teslim olmamak ıslah olmaları için çaba sarfetmek ve daha iyilerinin ortaya çıkması için çalışmak. İnce bir çizgi var hep.
*
Olması gereken hepsiyle mücadele etmek, hepsine tavır alabilmek, dindarlara yapılması gereken her uyarıyı yapmak, onlara Allahın azabını hatırlatmak. Onların yanlış işlerini boşa çıkarmak, zulümlerine engel olmak. Elbette varsa sahih kazanımlarının da kıymetini bilmek.
*
Dindar diyoruz ama adı dindar, anadan doğma o etiketi almış ama içi bomboş olan günah ve cürüm sahipleri yüzünden davaya küsmek, davayı pasif duruma düşürmek, neredeyse Müslüman olmaktan utanmak neyin nesi? Herkes kendi imtihanını veriyor.
*
Münafıklar Kur'an'ın dillendirdiği bir durum zaten. Hiçbir sahabi, münafıklar yüzünden dinden soğuyup pasifize olmadı. Bilakis sağlam ve gerçek müslümanlığı ortaya çıkarmanın örnekliğini yaşadı. Ama Müslüman etiketi ile yaptı yoksa hümanist/evrensel insan etiketi ile değil...
*
Bu arada başka bazıları da var ki kendi amel ve tercihlerinden ziyade dindarların hatalarını heybesinde toplayıp Allah’ın huzuruna çıkarak kurtulacağını sanıyor. (Bir anlamda) Allah diyecek, "O hataları zaten ben biliyorum cezalarını vereceğim de, sen ne durumdasın? Senin benle aran nasıldı? İtikadın, amelin ne durumda gel senin defterine bi bakalım."
Bu da farklı bir uyanıklık ama alemlerin Rabbi hiç atlatılır mı?
*
YORUMLAR